Makaleler
HEDEFLERİNİZİ BELİRLEDİNİZ PEKİ KENDİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ?

İnsan hayatı, tamamıyla hedef koyma ve bu hedefe ulaşma faaliyeti üzerine kurgulanmıştır. İnsanın varoluş yarışı ile başlayan bu süreç, pek çok anlayış ve öğretiye göre, insan hayatının fiziksel olarak son bulması ile bile nihayete ermez.  Bu kez de, ruhsal tekamül olgusu devreye girer ve hedefe koşma faaliyeti sonsuza kadar sürer.

Bu anlamda, hedef varoluşumuzu şekillendirir demek mümkündür. Kendisine hiç hedef belirlemediğini söyleyerek hayatlarını bu doğrultuda sürdüren başı boş insanlar bile, bu şekilde huzur bulduklarını öne sürerler. Oysa huzur da bir hedeftir. Beynimiz, tüm organlarımızı, hayatta kalabileceğimiz biçimde çalıştırmak üzere koordine eder. Beynin temel hedefi hayatı sürdürmedir. Yani, sadece soluk almak bile, büyük bir hedefe hizmet eder ve kendisi de başlı başına büyük bir hedeftir.

Tanrı, insanoğlunu benzersiz bir ayrıcalıkla yaratmıştır. Bu ayrıcalık, kuşkusuz “seçme özgürlüğü”dür. Dolayısıyla insan, hedef koyan ya da koymayan olarak değil, neyi hedefleyeceğini seçen bir varlık olarak tanımlanabilir.

Hedef olgusu, Türk Dil Kurumu tarafından; “yapılması tasarlanan iş, amaç, varılacak yer, ulaşılacak son nokta” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdan yola çıktığımızda, hayatımızın her ânını hedefler üzerine kurguladığımız görülmektedir. Görünen o ki; gece yattığımızda uyumak, sabah belirli bir saatte uyanmak, bir yerden bir yere ulaşmak gibi hedeflerle hayatımızı geçirmekteyiz. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda ise, asıl önemli olanın ve başarıya ulaştıranın hedef koyma konusundaki maharet olduğunu söylemek mümkündür.

 

KENDİNİ TANIMA VE ÖZGERÇEKLEŞTİRİM

İnsan sosyal bir varlıktır. Dolayısıyla, konu hedef olduğunda, öncelikli olarak gereksinmelerden bahsetmek yerinde olacaktır.  Maslow’un gereksinimler hiyerarşisinde, en üst düzeyde lanse ettiği öz gerçekleştirim, bireyin sürekli olarak kendini geliştirmesi, dolayısıyla “olabileceği her şeyi olabilmesi” anlamını taşımaktadır. Hiyerarşik bir sıranın en üstüne yerleşmiş olan öz gerçekleştirim, hedefe ulaşmanın insana katacağı değerin ne denli önemli olduğunu vurgulamak adına dikkatle değerlendirilmelidir.

Öz gerçekleştirim, kişiliğin bütün yönlerinin dengeli ve uyumlu bir biçimde gelişmesi ile mümkündür. Dolayısıyla öz gerçekleştirim, daha evvel de vurgulandığı üzere, kişinin olabileceği her şey olabilmesi demektir. Bu sürecin en önemli kısmı, kuşkusuz “kendini tanıma” sürecidir. Kendini tanıma işi, başkaları tarafından değerlendirilen ve kendisine yakıştırılan sıfat ya da yetkinliklerle tanımlanmaya alışmış birey için son derece heyecan verici ve bir o kadar da zorlu bir yolculuğu ifade eder. Bununla birlikte, bilim adamları tarafından geliştirilen pek çok envanter ve analiz, kişinin kendini tanıması sürecini son derece kolaylaştırmıştır.

Öz gerçekleştirimin en büyük anahtarı, güçlü yönlerin keşfidir. Zayıf yönlere yönelmek hem gereksiz hem de zahmetli bir süreç olarak değerlendirilmektedir. Dünyanın en etkili analizlerinden biri olan Structogram (Biyo-yapı analizi), zayıf yönlerin güçlü yönlerin aşırıya kaçması ile oluştuğunu göstermektedir. Dolayısıyla zayıf yönlere odaklanmak yerine güçlü yönleri ehil hâle getirmeye çalışmak daha akılcı bir yol olarak benimsenmektedir.

Kendini tanıyan, güçlü yönlerinin ve geliştirilmeye açık yönlerinin farkında olan birey, kendine ulaşılabilir fakat zorlayıcı hedefler koymak konusunda başarılı olabilir. Koyduğu hedeflere birer birer ulaşan birey ise, başarma ve kazanma hazzının yanında kendini gerçekleştirebilmenin de mutluluğunu yaşayacaktır.

“Hedeflere ulaşmak demek, kişinin kendi biricik özüne dokunabilmesi demektir”
 
Ayça Mumkule Erşipal
ΔNΔHTΔR Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı
Eğitim ve Planlama Yöneticisi

Share

 
Anasayfa | Biz Kimiz | Hizmetlerimiz | Referanslarımız | İletişim
Copyright © 2009 Anahtar Eğitim Designed By 2025 Arena