Makaleler
Oyuncak, Çocuk ve Duygusal Zeka

Ayça Mumkule & Eray Beceren

Sevgili Sunay Akın’ın keyifli sohbeti kafamızdaki bazı kavramları birbirine yakınlaştırdı ve destekledi. Sunay Akın’ın en büyük düşü bir oyuncak müzesi kurmaktı ve bu düşünü 23 Nisan 2005’te gerçeğe dönüştürdü. Türkiye’de türünün ilk örneği olma özelliğini taşıyan bu müzede Akın’ın yıllar içinde dünyanın birçok yerinden topladığı oyuncaklar yer alıyor. Müze, İstanbul Göztepe’de bulunuyor.

Oyuncak Müzesi, 2009 yılında ICOM’a (Uluslararası Müzeler Birliği) üye olmuş ve Uluslararası alanda önemli ödüller almıştır. Müzelerin toplumların gelişimi konusundaki katkıları tartışılmayacak bir konudur. Oyuncak müzesinin ise ayrı bir önemi bulunmaktadır; Oyuncak Müzesi’ndeki oyuncakların neredeyse tamamının kendine özgü hikayeleri var. Bu hikayeler hem öğrenmeyi kolaylaştırıyor, hem de çocukların hayal dünyasını renklendiriyor. Bu yönüyle de, oyuncakların çocukların gelişimine katkısını gözler önüne seriyor.

"Oyun” çocukluk döneminin en önemli faaliyeti olarak görülmektedir. İyi seçilmiş oyun ve onu destekleyen oyuncaklar, çocuğun eğitimi, özellikle duygusal zeka eğitimi açısından da önemli rol oynar.

İşin duygusal zeka boyutuna bakarsak; duygular, korkutucu ve aşırı olabilir, dolayısıyla daha küçük yaşlardaki çocuklar için oyunlar ve oyuncaklar seçilirken çok dikkatli olunmalıdır. Korkuyu besleyen uyaranların öğrenilebilir olduğunu unutmayarak hareket etmek akıllıca olacaktır. Özellikle düzensiz oyunlar için daha özenli olunmalıdır. Oyun ve oyuncaklar, sağlık, güvenlik ve dayanıklılık esaslarına göre kontrol edilirken, çocukta yaratabileceği potansiyel olumsuzluklara karşı da gözlemlenmelidir. Hatta günlük hayatta çok popüler olan oyuncak bebekler bile, duygusal konularla alakalı olarak bazen çok korkutucu olabilirler.

Çocukları, başkalarının hayallerini yansıttıkları oyuncaklardan tamamen tecrit etmek de doğru değildir (örümcek adam, ben ten vs..). Çünkü çevrelerindeki diğer çocuklar bunlardan bahsettiklerinde bilgisiz kalmak onları rahatsız edebilir. Onlardan belirgin bir biçimde ayrışmamalıdırlar. Ancak her oyun ve oyuncakta olduğu gibi,  bu konunun da yetişkinlerin kontrolünde olmasında yarar vardır. Bir yetişkin, oyun zamanlarının çocuğu meşgul eden ve böylelikle kendilerine boş zaman yaratan bir uğraş olarak görmemelidir. Çocuklar, zamanlarının gereğini yaşamaktan alı koyulmamalı fakat çoğunlukla kendi hayal güçlerini ortaya koyabilecekleri oyuncaklara ağırlık verilmelidir. Göz ardı edilemeyecek bir başka alan ise bilgisayar oyunlarıdır. Çocuğu bilgisayar oyunlarından tamamen tecrit etmek hatalı bir seçim olacaktır. Herbiri başlı başına birer stratejisyen olan genç kuşağımıza, bu oyunların büyük ölçüde katkı sağladığını memnuniyetle gözlemledik, gözlemliyoruz. Bu oyunlar günümüzde akıllı telefonların içerisine kadar girmiş bulunuyor. Burada dikkat edilmesi gereken husus, oyunların seçimi, oynama süresi ve zamanlamadır. Bir çocuk, çağın gereğine uyum sağlarken, doğadan da kopmayacak bir denge içerisinde oyun oynamalıdır. Burada altı çizilmesi gereken husus ; çocuğun mutlaka OYUN OYNAMASI olmalıdır.

Duygusal zeka eğitimi için seçilen oyun ve oyuncaklar aşağıdaki kriterlere uymalı ve çocukların aşağıdaki konuları öğrenmesine yardımcı olmalıdırlar:

1. Duygularını belirlemesine,

2. Duygularını düzgün bir biçimde ifade etmesine,

3. Diğer insanların kendi duyguları hakkında neler söylemeye çalıştıklarını duymasına ve anlamasına.

Bu üç yetenek çocuklarda duygusal zeka gelişiminin temelini oluşturur.

Duygusal Zeka Oyun / Oyuncakları Nasıl Seçilmelidir?

Aileler ve okullar oyun ve oyun araçları seçiminde büyük dikkat göstermelidir. Eğitime yardımcı duygusal zeka oyunları seçiminde çok dikkatli olmak gereklidir. Bunun sebebi, duygusal zeka oyunlarının diğer oyunlara göre çocukların içinde çok güçlü duygular uyandırma potansiyelidir. Eğer doğru oyunlar seçilmez ise;

1. Çocuklar bir şey hissediyorken ne hissettiklerini bilmezler.

2. Duygularını diğer kişilerin anlayabileceği şekilde ifade edemeyeceği için iletişim kuramazlar.

3. Kendi duyguları hakkında diğer insanların neler söylemeye çalıştıklarını duyamaz ve anlayamazlar.

Duygularını bilememek ve bu duygularını etkili bir biçimde ifade edememek, insanların iç dünyasında ve diğer insanlarla iletişiminde kaos yaratır. Yetişkinler de çocukların öğrendikleri bir çok şey gibi kolayca kendi duygusal zekalarını geliştirebilirler.

Duygusal Zekayı geliştirecek oyunlar, daha küçük yaşlarda oluşabilecek problemleri önlemek ve çocuklarda duygusal zekayı geliştirmek için yaratılmıştır. Bunlardan hikayeli oyunlar ve yaratıcı drama uygulamaları, çocuklara duygu ile alakalı yeni kelimeler öğretir ve hislerini düzgün bir şekilde ifade edebilmelerini öğretir. Bir çocuğun hissettiklerini ifade edebilme yeteneğini geliştirmek, onu duygusal zeki bir yetişkin olmaya hazırlayan ilk ve en önemli adımdır.

Egedesonsöz Gazetesi - 02 Aralık 2013

Share

 
Anasayfa | Biz Kimiz | Hizmetlerimiz | Referanslarımız | İletişim
Copyright © 2009 Anahtar Eğitim Designed By 2025 Arena