Makaleler
KIRIK CAM TEORİSİ VE KURUM KÜLTÜRÜ

Kırık Cam Teorisi, kriminal psikolog Philip Zimbardo’nun 60’lı yılların sonlarında yaptığı bir deneyden esinlenerek ortaya atılmıştı. Teori, vandallığa ve kaosa varan bir takım eylemlerin temelinde, tek bir başlangıç hareketi olduğunu ortaya koyuyor. Zimbardo plakası bulunmayan iki otomobili Bronx ve Kaliforniya Palo Alto'da bulunan mahallelere bıraktı. Bronx'taki araba, "terk edildikten" birkaç dakika sonra saldırıya uğradı. Bu saldırı o bölgede yaşayan insanların kültürel zekası ile uyumlu idi. Bu süre içerisinde yaklaşık bir haftadan daha uzun süredir Palo Alto'da bulunan araca ise kimse dokunmamıştı. Zimbardo deneyi 1 adım ileriye götürerek, kasıtlı bir şekilde araca balyoz ile vurdu ve çökertti. Kısa bir süre sonra bu parçalama ve yağmalama işlemine diğer insanlarda katıldılar. Zimbardo her iki durumda da zarar veren vandalların çoğunluğunun, öncelikle düzgün ve saygın görünümlü beyazlar olduğunu kaydetti ki bence deneyin en ilgi çekici kısmı da budur.

Bu deney; insanların, kültürel zekaları ne olursa olsun, model alarak eyleme geçtiklerinin ve model aldıkları eylemi, içinde bulundukları topluluğun kurallarını delme dürtülerini rasyonelleştirme aracı olarak kullandıklarını gösteriyor.

Teorinin daha iyi anlaşılması için hepimizin sıkça karşılaştığı bir örneği paylaşmak istiyorum. Bizim ülkemizdeki en belirgin örnek, duvar ya da ağaç oyuğuna tıkıştırılmış pet şişedir. Önce bir diğer kişi, pet şişenin içine izmarit atar, sonra buruşturulmuş bir tost kağıdı izmarite eşlik eder. Bir süre sonra sadece o oyuğun değil, duvarın ya da ağacın etrafının da bir çöp tenekesine dönüştüğünü görürsünüz. Duvar yazıları ve duvarlara yapıştırılan ilanlar da bu davranış modeline örnektir. Apartmanınızın duvarına yapıştırılmış ilanı yırtıp temizlemediğiniz takdirde, duvarınızı ilan panosu hizmetine açmış olursunuz. Artık tüm ilancılar sizin duvarınıza musallat olmuştur.

Teori, günümüzde, bozulan küçük şeylerin ve delinen minik kuralların anında tespit edilmesi ve böylece ivme kuvvetinin ortadan kaldırılması için kullanılıyor. New York’da 2001 yılına kadar görev yapan Guiliani’nin farkındalığı buna en güzel örnek gibi görünüyor. Guiliani; "Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine, biri bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım.” diyor. Onun 11 Eylül Krizi'ni ele alış ve yönetim biçimiyle halk kahramanı olduğunu asla unutmamak gerekiyor.

Aynı teoriyi kurum kültürüne de uyarlamak mümkün. Adalet, güven, mobbing, ödül, takdir, uyarı ve benzeri konulardaki tek bir istisna zafiyeti, kurumun kültür dengesine anında sirayet eder. Yöneticisine haber vermeden işine geç gelen bir çalışanın davranışını görmezden geldiğinizde, tüm çalışanların bunu kendinde hak gördüğüne, gereği kadar takdir edilmemiş tek bir performansın, departmanın büyük bir bölümünde performans düşüklüğüne sebep olduğuna, gayri etik yollarla terfi ettirilen bir yönetici sonrasında, etik sorunların ardı ardına geldiğine şahit olursunuz.

Bu teoriye konu olan davranış modelinin hayırlı işlere vesile olduğu da olmuştur elbette.. O hayırlı iş 15 Mayıs 1919’da Hasan Tahsin tarafından ifa edilmişti. Hasan Tahsin örneği, bu teoriyi kurum kültürünün hayrına çevirmek konusunda düşünmeye motive ediyor. Öneri sistemine öneri veren ilk cengaver, bence bu süreç çalışmıyor diyerek fikrini paylaşan ilk kahraman vs.. Bu noktada işin sırrı o ilk hareketi tespit etmekte..

Ayça Mumkule Erşipal 

Share

 
Anasayfa | Biz Kimiz | Hizmetlerimiz | Referanslarımız | İletişim
Copyright © 2009 Anahtar Eğitim Designed By 2025 Arena