Havacılık dünyasında, özellikle kokpit gibi hassas bir ortamda, "çatışma" kelimesi genellikle hoş karşılanmaz. Çatışma, akla hemen gerginlik, tartışma veya kaos getirir. Ancak Friedrich Glasl’ın "Çatışma Yetkinliği" (conflict capability) kavramı, bu algıyı tersine çeviriyor ve bize farklı bir perspektif sunuyor. Aslına bakarsanız, kokpitte uygulanan Mürettebat Kaynak Yönetimi (CRM - Crew Resource Management) eğitimlerinde çatışmayı ustalıkla kullanarak güvenliği artırmayı hedefliyen yaklaşımlara rastlanmaktadır.
Çatışma yetkinliği, bireylerin ve grupların çatışma durumlarını anlama, analiz etme ve bu durumlarla etkili bir şekilde başa çıkma becerisidir. Bu yetkinlik, çatışmaları önleme, yönetme ve çözme süreçlerinde kullanılır. Glasl, bu yetkinliğin hem bireysel hem de kolektif düzeyde geliştirilmesi gerektiğini savunur. Friedrich Glasl’

CRM eğitim içeriklerini dikkatle incelediğimizde, çatışmanın kaçınılmaz olduğunu, ancak bunun önemli bir tırmanışa yol açmadan yönetildiğinde bir avantaj haline geldiğini görüyoruz. Burada bahsedilen çatışma, sanıldığı gibi kişisel bir sürtüşme değil; daha ziyade durumların farklı algılanması ya da enstrümanlarda farklı verilerin görülmesi gibi basit ama kritik farklılıklardır. Örneğin, bir pilotun durumla ilgili yorumu diğerinden farklı olabilir veya birinin dikkatini çeken bir gösterge, diğerinde gözden kaçabilir. İşte bu "farklı görme" hali, çatışma yetkinliğinin devreye girdiği yer.
Çatışma burada, bireylerin birbirinden farklı bakış açılarına sahip olması anlamına geliyor. Önemli olan, bu farklılıkların kişisel bir çekişmeye dönüşmeden, yapıcı bir şekilde ele alınması. Eğer bu başarılabilirse, çatışma bir hata yapma olasılığını azaltan bir kontrol mekanizmasına dönüşüyor. Pilotlar, birbirlerinin bakış açısını dikkate alarak kendi değerlendirmelerini gözden geçirme şansı buluyor. Bu da, nihayetinde daha güvenli bir uçuş ortamı yaratıyor.
Aslında CRM’nin büyük bir kısmı, çatışma yetkinliğini geliştirmek ve çatışmanın tırmanmasını önlemek üzerine kurulu. Çatışma yetkinliği, farklılıkları bir tehdit olarak görmek yerine, bunları bir fırsat olarak kullanmayı öğretiyor. Bu noktada, Glasl’ın kavramı ile CRM’nin bir başka temel taşı olan "kendini net bir şekilde ifade etme" (assertive communication) becerisi neredeyse tamamen örtüşüyor. Kendini net ve saygılı bir şekilde ifade edebilmek, farklılıkların yapıcı bir şekilde masaya yatırılmasını sağlıyor. Böylece, "Ben haklıyım, sen yanlışsın" kavgasına girmeden, "Durumu bir de senin gözünden kontrol edeyim" yaklaşımı devreye giriyor.
Sonuç olarak, kokpitte çatışma kaçınılmazdır ama tehlikeli olmak zorunda değildir. Çatışma yetkinliği, farklı bakış açılarını bir araya getirerek hata payını azaltır ve güvenliği artırır. CRM, bu yetkinliği pilotlara aşılarken, assertive communication gibi araçlarla da bunu destekler. Belki de havacılığın en büyük derslerinden biri şudur:
Çatışmayı reddetmek yerine, onu anlamak ve yönetmek, bizi daha iyi bir sonuca götürür.
Confronting Conflict: First-aid Kit for Handling Conflict, Friedrich Glasl.
Comments